Varlık Alokasyonu

Varlık Alokasyonu yatırım portföyünün, risk-getiri düzeyi farklılık gösteren çeşitli finansal ürünlere dağıtılmasıdır. Sağlıklı bir varlık alokasyonu risklerin ve böylelikle getiri değişkenliğinin azalmasını sağlar. Bu yaklaşım kısa vadeli değil uzun vadeli bakış açısı ile daha etkin getiri sağlar.

Finansal ürünlerin içerdiği risk-getiri düzeyleri birbirinden farklıdır. Aynı şekilde yatırımcılarımızın da risk alma ve getiri talep düzeyleri farklılık göstermektedir. Kritik nokta, yatırımcılarımızın ve tercih ettikleri finansal ürünlerin risk-getiri düzeylerinin benzer olmasına dikkat ederek portföyler oluşturmaktır.

Bu kapsamda, yatırım ürünleri TL ve Yabancı Para ana başlıkları altında Nakit Ürünler, Sabit Getirili Ürünler ve Değişken Getirili Ürünler olarak alt gruplara ayrılmıştır.

Nakit Ürünler: Mevduat, repo, likit fon gibi risk düzeyleri en düşük ürünlerden oluşur.
Sabit Getirili Ürünler: Tahvil-Bono ve Tahvil-Bono Fonları gibi risk düzeyleri düşük ürünleri kapsar.
Değişken Getirili Ürünler: Hisse Senetleri, Hisse Senedi Yoğun Fonlar gibi risk değeri yüksek ürünleri içerir.

Aynı bakış açısıyla; Yatırımcılarımız risk alma iştahlarına göre En Düşük - Düşük - Orta – Yüksek - En Yüksek olarak 5 risk seviyesinde gruplandırılmıştır. Her bir risk grubu için mevcut piyasa koşulları çerçevesinde yukarıdaki ürün grupları bazında portföy dağılımı gerçekleştirilmektedir. Risk grubunu belirlemek için oluşturulan Uygunluk testini Yapı Kredi İnternet Şubesi'nden veya Özel Bankacılık Merkezleri'mizde doldurabilirsiniz. Ayrıca internet şubesinden varlık alokasyon bilgilerinize de ulaşabilirsiniz.

Size önerdiğimiz dağılım ve bu dağılım üzerinde yapmak istediğiniz değişiklik için portföy yönetmeninizle görüşebilir, varlık alokasyonu konusunda size daha fazla bilgi vermesini isteyebilirsiniz.

VARLIK ALOKASYONU NEDİR? VARLIK ALOKASYONU NEDİR?

Davranışsal Finans Yaklaşımı

%90 oranında yağ içermeyen bir ürünü mü tercih edersiniz, yoksa %10 oranında yağ içeren bir ürünü mü tercih edersiniz?

Sizce İstanbul mu, yoksa Jakarta mı daha kalabalık bir şehir?

Bir gün, her zaman faiz oranlarını konuştuğunuz ve paranızı nasıl değerlendireceğiniz konusunda birlikte karar verdiğiniz Bankacınız, size yukarıda yazan sorulara benzer sorular sorarsa sakın şaşırmayın. Bu sorularla, sizin ne genel kültürünüzü, ne de zekanızı test edecektir. Sadece sizin yatırımlarınız için karar verirken, belki de farkında olmadığınız bazı eğilimlerinizi anlamaya çalışarak sizi daha doğru analiz etmeye çalışacaktır. Bu konu tamamen “Davranışsal Finans” ile ilgilidir.

Yıllardır dünyada kabul görmüş olan Klasik Finans teorisi, 2008 krizi ile birlikte yerini yükselen bir yaklaşıma dönüşen Davranışsal Finans Teorisi’ne bırakmıştır.

Davranışsal finans, bireylerin yatırım kararlarını alırken risk ve belirsizlik koşulları altında psikolojik ve sosyolojik etmenlerden de etkilendiğini öne süren yaklaşımdır.

YAPI KREDİ ÖZEL BANKACILIK’TA DAVRANIŞSAL FİNANS

Davranışsal finans yöntemi ile müşteri analizlerinin yapılması dünyada birkaç büyük finans kuruluşu tarafından yapılırken, Türkiye’de de Yapı Kredi Özel Bankacılık, Koç Üniversitesi’nin akademik katkıları ile "Seyir Defteri" projesinde finans sektöründe bir ilke imza attı. Ar-Ge projelerine çok önem veren Yapı Kredi’nin, bu projesi ile TÜBİTAK gibi değerli bir bilim kurumunun desteğini de kazanmış olması, projeyi sektör içinde çok farklı ve prestijli bir yere taşıyor.

Sektörde artan rekabetle müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek, müşteri ihtiyaçlarının doğru analiz edebilmek ve müşteriyi koruyarak risk iştahına uygun ürün eşlemesini yapabilmek yönünde yaptığımız çalışmalar bizi ideal portföy öneri aracının oluşturulmasına, diğer bir deyişle Seyir Defteri’nin yaratılmasına yönlendirdi.

Seyir Defteri sistemi özetle davranışsal finans analizleri, veri analizleri ve tahminsel modellerden oluşuyor. Davranışsal finans yöntemi ile müşterinin kapsamlı bir şekilde Finansal Davranış Formuna verdiği yanıtları değerlendiriyor, Portföy Yönetmenlerinin yine Finansal Davranış Formu aracılığıyla müşterisini değerlendirmesini analiz ediyor ve müşterinin geçmiş işlemlerinin analizini de değerlendirerek müşteri-ürün eşleştirmesi yapıyor.

Ürüne göre müşteri değil müşteriye göre ürün felsefesiyle müşterilerin Finansal Davranış Formunda cevapladığı finansal eğilimleri, ürün-risk algısı ve beklentilerinin öğrenilmesiyle birlikte Seyir Defteri sayesinde uygun ürün seçeneklerini sunuyor.

Müşterilerimiz farklı yatırım fırsatları arasında karşılaştırma yapmak istediklerinde Portföy Yönetmenleri ile birlikte simulasyon ekranını kullanarak portföylerinin geçmiş performans değerleri ile hesaplanan olası tüm getirilerini görebiliyor ve piyasa beklentilerine uygun yatırım aracında karar vermeleri daha kolaylaşıyor.